Vergi Usul Kanununda Değerleme Ve Değerleme Ölçüleri

Vergi Usul Kanunumuzun 258. maddesinde değerleme kavramı üzerinde durulmuş,  değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olarak tanımlanmıştır.

İlgili kanunun 261. maddesinde ise değerleme türlerinden bahsedilmiştir. Buna göre,

1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri;
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. Rayiç bedel,
8. Emsal bedeli ve ücreti.

yukarıdaki ölçülerden birine göre değerleme yapılır. Burada seçilecek yöntemin (ölçünün) belirlenmesinde iktisadi kıymetin türü ve niteliği önem taşır.

1- Maliyet Bedeli:  Vergi Usul Kanunu Madde 262  ye göre Maliyet bedeli,” iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilümum giderlerin toplamını ifade eder.” Burada ilgili mal veya hizmetin işletmeden satılarak çıkıncaya kadar o mal ve hizmetle ilgili olarak katlanılan bütün maliyetlerin hesaplanması söz konusudur.

2-Borsa Rayici:  Borsa rayici ticaret borsaları, menkul kıymetler ve  kambiyo borsalarına kayıtlı iktisadi kıymetlerin değerlenme gününden önceki son muamele gününde borsadaki muamelelerinin ortalama değeridir. Ayrıca gerekli görüldüğü takdirde Maliye Bakanlığı son 30 günün ortalama rayicini esas alabilir.

3- Tasarruf Değeri: Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değerdir.

4- Mukayyet Değer:  Bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.

5- İtibari Değer:  İktisadi kıymetlerin üzerinde yazılı olan değerdir. İtibari değerin bir diğer adı da nominal değerdir.

6- Rayiç Bedel: Bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir.

7 – Vergi Değeri: Vergi değeri, bina ve arazinin Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre tespit edilen değeridir. Emlak Vergisi Kanunu 29 maddesine göre  ise vergi değeri, Emlak Vergisi konusuna giren bina ve arazinin rayiç bedeli olarak tanımlanmıştır.Arazi ve bina ile ilgili normal alım bedelinin tayininde bu kanunun 31’nci maddesine göre hazırlanacak tüzükte belirtilecek normlar nazara alınır.

8- Emsal Bedeli Ve Ücret: İktisadi kıymetin gerçek bedelinin belli olmadığı veya tespit edilemediği durumlarda uygulanır. Burada değeri tespit edilemeyen bir kıymetin satılması durumunda değerinin piyasadaki anı türden kıymetlerle karşılaştırılarak hesaplanması söz konusudur.

Vergi Usul Kanunu madde 267 ye göre ” –Emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan, veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit  edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir. Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur:

Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevi deki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda  veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan “Ortalama satış fiyatı” ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran % 25 ten az olmaması şarttır.

İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.

Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı  mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz. ”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*