Vergi Mahremiyeti

Vergi Mahremiyeti

Hukukumuzda vergi mahremiyeti konusu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’ nun beşinci maddesinde düzenlenmiştir. Vergi usul kanunumuzun beşinci maddesinden anlaşılacağı üzere,

  • Vergi muameleleri ve incelemeleriyle uğraşan kişiler
  • Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve danıştayda görevli olan kişiler
  • Vergi kanunları dolayısıyla kurulan komisyonlarda görev yapanlar
  • Vergiyle alakalı konularda kullanılan bilirkişiler

Görevleri sonucunda elde ettikleri,  mükellef veya mükellefle alakalı diğer kişilerle alakalı, bu kişilerin kişiliklerine, iş ve hesap durumlarına, iş ve işletmelerine, servet veya mesleklerine ait olarak öğrendikleri sırları veya gizli kalması gereken diğer konuları ifşa edemezler.  Aynı zamanda bu bilgileri kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak amacıyla kullanamazlar.

Ancak, Beyan  üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanlarının bağlı oldukları vergi dairelerince, beyannamelerinin verildiği yıl içinde dairenin uygun yerlerine asılacak cetvellerle ilan edilmesi. (Burada amaç kanunda belirtildiği üzere vergi güvenliğinin sağlanmasıdır) vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz.

Ayrıca, Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarlarının Maliye Bakanlığınca açıklanması ve  Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi durumları da vergi mahremiyetini ihlal anlamına gelmemektedir…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*