Tarh Türleri

TARH TÜRLERİ

Beyannameler Usulü Tarh: Vergi sistemimize göre olağan durumlarda kullanılan tarh usulü beyannameye dayalı tarhtır. Bu tarh usulünde mükellef yazılı olarak matrahını beyan eder ve idare beyan edilen bu matrah üzerinden tarhiyat işlemini gerçekleştirir. Beyan üzerinden alınan vergiler tahakkuk fişi ile tarh ettirilir. Tahakkuk fişi düzenlenir ve bir nüshası mükellefe verilir. Bu şekilde vergi tahakkuk etmiş olur.

Vergi sistemimizde esas olan yazılı beyandır. Ancak bazı kanunlara göre sözlü beyan da söz konusu olabilir.

Mükellefler bu usulde matrahları kendileri beyan ettikleri için bu matrah üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden yapılan tarhiyata ve vergi hataları içeren tarhiyata karşı dava açılabilir. Bu tarh usulü gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, ÖTV, Veraset ve İntikal Vergisi gibi vergilerde de söz konusu olur.

Gelir Vergisi Kanununda 83. maddede, Kurumlar Vergisi Kanununda 24. Maddede, KDV Kanununda 40. Maddede bu vergilerin beyan üzerine tarh olunacağı belirtilmiştir.

İkmalen Tarh: ikmalen tarh daha önce bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye ilişkili olarak ortaya çıkan ve defter, kayıt ve belgelerle veya kanuni ölçülerle tespit edilen bir matrah veya matraha ilişkin bir fark üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

Buna göre, ikmalen vergi tarhiyatının uygulanabilmesi için 2 şartın gerçekleşmesi gerekmektedir:

  • Önceden bir vergi tarhiyatının gerçekleştirilmesi
  • Daha sonra matrah ve matraha ilişkin bir farkın tespit edilip, defter, kayıt ve belgelerle veya kanuni ölçülerle tespit edilmesi

Re’sen Tarhiyat: Verginin matrahının tamamıyla veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçüler üzerinden tespit edilme imkanı olmayan durumlarda taktir komisyonlarınca belirlenen veya vergi inceleme elemanlarınca vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden verginin tarh olunmasıdır.

Matrahın tamamen veya kısmen tespitinin mümkün olmadığı durumlar:

  • (4008 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle değişen bent)Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse,(1)
  • Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
  • Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,
  • Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa,
  • (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır)(2),
  • (2365 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle eklenen bent)Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
  • (4008 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle eklenen bent)Bu Kanunun mükerrer 227’nci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli malî müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse.

Ayrıca vergi beyannamesi süresi içinde verilmiş ancak içerisinde matraha ilişkin bilgiler gösterilmemişse bu durumda takrir komisyonu tarafından mükellefe 15 günden az olmamak şartıyla ek süre verilerek matraha ilişkin bilgileri vermeye davet edilir. Bu davetten sonra verilen süre içerisinde mükellef istenen belgeleri teslim ederse mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikalardaki kayıtlara göre belirlenecek miktardan fazla olamaz. ( defter ve vesikaların delil değeri taşıması şartıyla )

Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.

Ayrıca; hem re’sen vergi tarhiyatını hem de ikmalen vergi tarhiyatını gerektiren bir durum ortaya çıktığında re’sen takdirin sonucu beklenmeksizin ikmalen tarhiyat yapılır. Ancak, re’sen takdir sırasında ikmal tarhına sebep olan matrah farkı dikkate alınmışsa tarh sırasında önceden tarh edilmiş vergi indirilir.

İdarece Tarh: İkmalen ve re’sen tarh sebepleri yani, 29. ve 30. Maddeler dışında kalan durumlarda mükelleflerin vergi kanunlarıyla belirlenen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarda kendilerine yüklenen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belirli matrahlar üzerinden idare tarafından tarh edilmesidir.

Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır. İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.(Değişik : 23/6/1982 – 2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden başlar, aksi taktirde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*