Örtülü Sermaye

Örtülü Sermaye

Örtülü sermaye 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12. Maddesinde anlatılmıştır. Kanunda, örtülü sermayeyle birlikte, ilişkili kişi kavramına da yer verilmiştir.

Öncelikle ilişkili kişi, kurumların kendi ortaklarını, ortakların veya kurumların ilişkili olduğu gerçek ve tüzel kişileri, kurumların veya ortakların idaresi, denetimi, sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulunduğu gerçek ve tüzel kişileri, kurumların veya ortakların sermaye bakımından etkisi altında bulunduğu gerçek ve tüzel kişileri, ortakların eşlerini, ortakların veya eşlerinin üçüncü dereceye kadar (dahil) yan ve kayın soy hısımlarını ifade etmektedir.

Kurumlar vergisi kanununa göre örtülü sermaye ‘’ Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.’’ Şeklinde ifade edilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 12 maddesinin birinci fıkrasında da anlaşılacağı üzere sadece finansman kuruluşlarından alınan borçlar dışında diğer tüm borçlar için ilişkili kişi kavramı geçerli olabilir. Ayrıca yine 12. Maddenin 2. Fıkrasında finansman temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olma üzere uygun olarak ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır.

Görüldüğü üzere ilişkili kişi kavramı oldukça geniş bir kavramdır. Bu kavramın örtülü sermaye konusunda dikkate alınması da vergi kaçırılmasına engel olmak açısından oldukça önemlidir. Kısaca örtülü sermaye Kurumların veya ortakların sermayeye katılma, organizasyon ve benzeri doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tüm gerçek ve tüzel kişiler için uygulanmak zorundadır.

  1. maddenin üçüncü fıkrasında ise, örtülü sermayenin uygulanma şekli anlatılmaktadır.
  • Ortakla ilişkili kişi, ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı olduğu veya en az bu oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı hakkına sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu,
  • Öz sermaye, kurumun Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş hesap dönemi başındaki öz sermayesini,

Maddenin 4. Fıkrasında ise, ‘’Kurumların İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisselerinin edinilmesi durumunda, söz konusu hisse nedeniyle ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılanlardan temin edilen borçlanmalarda en az % 10 ortaklık payı aranır.’’ Denilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere, halka açık şirketlerde hisse senedi alarak ½10 ve üzerinde pay sahipliği durumunda örtülü sermaye kuralları geçerlidir.

İlgili Maddenin 5.fıkrasında kendisinden önceki maddelerde belirtilen tüm oranların borç veren ortaklar, ve ortakların ilişkide bulunduğu kişiler için topluca dikkate alınacağından bahsedilmektedir.

İlgili Maddenin 6.fıkrasında örtülü sermaye sayılmayan durumlara yer verilmiştir. Bunlar;

  • Kurumların ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin sağladığı gayrinakdî teminatlar karşılığında üçüncü kişilerden yapılan borçlanmalar.
  • Kurumların iştiraklerinin, ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin, banka ve finans kurumlarından ya da sermaye piyasalarından temin ederek aynı şartlarla kısmen veya tamamen kullandırdığı borçlanmalar.
  • c) 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre faaliyette bulunan bankalar tarafından yapılan borçlanmalar.
  • ç) 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal kiralama şirketleri, 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren finansman ve faktoring şirketleri ile ipotek finansman kuruluşlarının bu faaliyetleriyle ilgili olarak ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan bankalardan yaptıkları borçlanmalar.

Şeklinde sayılmıştır.

İlgili maddenin 7. Fıkrasında ise Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Ancak bu düzeltmenin yapılması için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması gerekir.

Örtülü sermaye uygulaması kanunda bu şekilde belirtilse de genelde ortakların kurumlara verdiği borçlar için faiz yürütülmemektedir. Ancak ortakların işletmeden çektiği değerler için faiz yürütülmektedir.

Örtülü sermaye Kurumlar Vergisi beyannamesinin son kısmında kar dağıtımı, transfer fiyatlandırması, kurumların ortaklık bilgilerinin olduğu gibi dip notların altında belirtilmek zorundadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*