İşletmelerin Birleşme Şekilleri

İŞLETMELERİN BİRLEŞME ŞEKİLLERİ

            Serbest rekabet koşullarında çalışan işletmelerde aşırı kar zamanla yerini normal kara bırakır. Böylece daha fazla kar amacı güden işletmeler, aralarında birtakım anlaşmalar yaparak aralarındaki rekabeti önleme veya azaltma yoluna giderler. Böylece işletmeler serbest rekabetteki gibi tek tek hareket etmek yerine birleşerek tekelci veya eksik rekabetçi bir yapıya kavuşurlar.

İşletmelerin aralarında yaptığı anlaşmalar sonucu ortaya çıkan birleşme türleri şunlardır;

  • Centilmenlik anlaşmaları
  • Konsorsiyumlar
  • Karteller
  • Tröstler
  • Holdingler

 

  • Centilmenlik Anlaşmaları:

Centilmenlik anlaşmaları; yasal açıdan bağlayıcı olmayan olmayan, karşılıklı güven esasına dayanan, belirli amaçların gerçekleşmesi amacıyla yapılan yazılı veya sözlü anlaşmalardır. iki veya daha fazla işletme pazarlama, finansman politikası gibi alanlarda ortak hareket edeceklerine ilişkin geçici veya sürekli olarak yapılan anlaşmalardır.

  • Konsorsiyumlar:

Konsorsiyum, iki veya daha fazla işletmenin ortak bir amacı gerçekleştirmek için gerekli olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir. Projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir. Elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

  • Karteller:

Serbest rekabetin hakim olduğu ülkelerde, aynı iş dalında zirai, sınai veya ticari faaliyette bulunan rakip firmaların, rekabeti devam ettirmenin artık zararlı olmaya başladığı noktada, ortak çıkarlarına ters rekabeti önlemek maksadıyla aralarında yaptıkları bir anlaşmadır. Şirketlerin hukuki varlıklarını korumak şartıyla ekonomik faaliyetlerdeki bağımsızlıklarını kaybetmeleridir. Kartel anlaşması yapan şirketler, tüzel kişiliklerini korudukları halde piyasayı etkilemek üzere anlaşma yaptıkları konularda artık bağımsız hareket imkanından yararlanamazlar.
Karteller, “fiyat karteli”, “satış karteli” ve “kota karteli” biçimlerinde oluşurlar. Fiyat kartelinde fiyatların birlikte saptanması: satış kartelinde, satış bölgelerinin paylaşılması: kota kartelinde ise. her bir işletmenin önceden saptanan kontenjanları dahilinde üretimde bulunması veya piyasaya mal sürmesi söz konusudur.

  • Tröstler:

Birden fazla işletmenin ekonomik, hukuki ve teknik bakımdan tek bir işletme olarak birleşmeleri ile ortaya çıkan iktisadi kuruluştur. İki veya daha çok işletmenin gerek yasal ve gerekse ekonomi bağımsızlıklarını kaybederek anlaşmalar sonucu birleşerek oluşurlar. Tröstler 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Tröstlerin piyasada egemenlik kurması ve piyasayı etkilemesi o derece ileri bir düzeye varmıştır ki, sonuçta antitröst yasalar ortaya çıkmıştır. Tröstler, ticari veya sınai işletmelerin piyasada daha güçlü olabilmeleri, daha çok kâr sağlamak amacıyla gerek mali ve gerekse yönetim bakımından daha büyük kuruluşlar haline gelmeleridir. Rekabeti önleyici nitelikte olmaları nedeniyle, çoğu ülkelerde tröstlerin gizli anlaşmalarla ortaya çıktıkları görülür.

  • Holdingler:

Bir kişinin, bir grup girişimcinin veya bir ailenin birçok alanda faaliyet gösteren şirketleri olabilir. Fazla büyük olmanın bir sonucu ise bu şirketlerin yönetimlerinin zorlaşması ve ortak bir misyon etrafında idare edilme güçlüğüdür. Böyle bir durumda şirket sahipleri, bu şirketleri belli bir çatı altında toplamak isteyebilirler. Bunu da ya bir holding kurarak ya da bir şirketler grubu oluşturarak gerçekleştirirler.

Holding, bir şirketin başka şirketlerin hisse (pay) senetlerinin büyük bir bölümünü (% 50’den fazlasını) satın alarak onların yönetim ve denetimini ele geçirmesiyle oluşan şirketler grubudur. Genel kurullarında çoğunluğu sağladığı aynı özellikleri çeşitli şirketler arasında menfaat birliği kuran mali şirketlerdir. Holdinglere müsaade eden ilk mevzuat 1888-1889 yıllarında Amerika’nın New Jersey eyaletinde hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

Holdingler büyük bir şirketler grubu olmanın çeşitli üstünlük­lerinden yararlanırlar. Ülkede sermaye birikiminin hızlanmasında ve sermaye piyasasının gelişmesinde holdinglerin büyük bir olumlu payı vardır. Öte yandan, tekelci bir güç oluşturmaları en önemli sakıncalarını oluşturur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*