ÇİFTE VERGİLENDİRME

Çifte Vergilendirme; tanım olarak vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin mukim (yerleşik) olduğu ülkede vergilendirilmesidir. Yani iki veya daha fazla devletin aynı mükellefe aynı dönemde ve aynı konuda vergi yüklemek istemesi durumudur.

Vergi Usul Kanunu (VUK) 117. maddesine göre, çifte vergilendirme “Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınması” şeklinde tanımlanmıştır. Bu durumda, çifte vergilendirmede önemli olan hususun; aynı kişinin, aynı vergilendirme dönemi içerisinde ve aynı konu üzerinden vergilendirilmesi olduğu görülmektedir. Örneğin; İtalya’da yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının İtalya’da elde ettiği gelir üzerinden hem İtalya hem de Türkiye vergi alırsa bu bir çifte vergileme olur.

Çifte vergilendirmeye, ülkelerin yetkilerinin çakışması neden olur. Ülkeler egemenlik güçlerine dayalı olarak vergilendirme yetkilerine sahiptirler. Çifte vergilendirme de ülkelerin sahip oldukları egemenlik güçlerini kullanmaları dolayısıyla ortaya çıkar. Bu durumda; kendi sınırları içindeki yabancı kişilerin gelirlerinden vergi almak isteyen ülke ile diğer ülkelerde gelir elde eden kendi sınırları içinde yaşayan kişilerin gelirlerinden vergi almak isteyen ülke çifte vergilendirme sorununu ortaya çıkaracaktır.

Bu sorunları önlemek için devletler bazı ilkelere bağlı kalarak aralarında anlaşmalar yaparlar. Bu ilkeler; ikamet ilkesi, kaynak ilkesi ve uyrukluk ilkesidir.

İkamet ilkesi; ev sahibi ülkede yerleşik statüsünde bulunan kişinin dünya çapında elde ettiği geliri, elde edildiği kaynağa bakılmaksızın aynı biçimde vergilendirilmektedir.  Yani bir kişinin tüm dünyada elde ettiği gelirlerin toplanarak ikametinin bulunduğu ülkede toplanarak vergilendirilmesini ifade eder.

Kaynak ilkesi; bu ilkeye göre bireylerin ikamet ettikleri ülkeye değil gelirin elde edildiği yere bakılır.  Örneğin İtalya’ da yabancı vergi mükellefleri (İtalya vatandaşları, yerleşikler, yerli şirketler, ortaklıklar ve tröstler dışındakiler) sadece İtalya kaynaklı gelirleri üzerinden vergilendirilmektedirler.

Uyrukluk ilkesi; bu ilke gereği bir ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan kişi o ülkeye vergi ödemektedir. Bağımsız bir vergileme ilkesi olmayan “uyrukluk ilkesi” genellikle büyük ekonomik potansiyele sahip ülkelerin diğer ülkelerle yaptıkları anlaşmalarda söz konusu olabilmektedir. İkamet ilkesinin kararlaştırılması durumunda ortaya çıkan karışıklıkların giderilmesi amacıyla uyrukluk ilkesi ve ikamet ilkesi birlikte uygulanmaktadır.

Çifte vergilendirme, her ülkenin kendine göre farklı mevzuat ve uygulamalara sahip olması nedeniyle günümüzde büyük bir sorun teşkil etmektedir. Çifte vergilendirme sorunu, mükellefiyetin tam olarak belirlenemediği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Ülkelerin kendi aralarında yaptıkları çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları bu sorunun ortadan kaldırılması açısından büyük önem kazanmıştır.

Ülkemizin diğer ülkelerle yaptığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının resmi metinlerine buradan ulaşabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*